İzlediğim Film: Kar ve Kaplan(Le Tigre E La Neve)


Şubat 16, 2008 · Kategori: Ne Yapiyorum

Enterasan bir aşk hikayesi, Romada başlayıp, Irakta devam eden, aşkının peşinden gidip aşkı için yaşayan bir adamın hikayesi. Filmde, eğer birini gerçekten seviyorsanız, karşı taraftan yanıt alamasanız bile aşkınızın peşinden koşup onu bulmanız gerektiği belirtiliyor. İnsan yaşıyorsa aşkı için yaşar.

"Aşk olunan bir şey değil, oluşturulan bir şey olmalıdır."

Filmden bir hikaye:
"Bir adam çok gençken bir kadını sevmiş ve evlenmiş, bir zaman sonra o savaştayken haber gelmiş ki karısı çiçek hastalığına yakalanmış ve cildi bozulmuş, çirkinleşmiş. Bu durumu öğrenen adam, gözlerim kötüleşti, kör oldum demiş. 12 yıl sonra karısı ölmüş ve onun da gözleri açılmış. İşte aşkı bu kadar büyükmüş. Karısına acı vermemek için 12 yıl boyunca kör taklidi yapmış." İşte gerçek aşk budur.

"Her insan bir uçurumdur. İçeri bakmak yükseklik korkusu yaratır."

Şair olan Attilio bir üniversitede öğretmenlik yapmaktadır. Edebi alanda belirli bir ünü olan Attilio son kitabı 'Kar ve Kaplan'ı henüz yayınlamıştır ve hem okurlar, hem de eleştirmenler tarafından çok beğenilmiştir. Ancak sözcüklerdeki başarısını aşk hayatında gösteremez. Sürekli rüyalarına giren, deli gibi aşık olduğu Vittoria, onun ısrarcı ilgisinden sıkılmıştır ve sürekli olarak tekliflerini reddetmektedir.
Aitillo gibi edebiyatçı olan Vittoria'nın üzerinde çalıştığı son kitabı, Iraklı bir şairin biyografisini konu almaktadır. Yıllardır Paris'te yaşayan bu ünlü şair Bağdat'a dönmeye hazırlanmaktadır. Eğer savaş patlak verirse Bağdat'da kendi insanlarının yanında olmak istemektedir.
Vittoria ve Attilio onunla Roma'da buluşurlar. Aradan zaman geçer ve günün birinde Attilio, Bağdat'a dönmüş olan ünlü şairden bir telefon alır. Vittoria biyografiyi bitirebilmek için onunla birlikte Bağdat'a gitmiştir, ancak ilk Amerikan saldırısında başından yaralanmıştır ve şimdi ölümün eşiğindedir. Attilio bu acı haberi alır almaz Irak'a doğru yola çıkar.

Yorum (1) Yorum yaz!

Politika Nedir?


Şubat 12, 2008 · Kategori: Mizahi

Çocuk babasına sorar: "baba politika nedir?"

Baba şöyle der: "bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim.

Annen parayı yönetir, öyleyse o hükümettir.

Deden paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder, öyleyse o da sendikadır.

Hizmetçi kız ise isçi sınıfıdır.

Bizlerin ise tek hedefi vardir, senin rahatlığın. Dolayısıyla sen de halksın ve altında bezi ile yatan küçük kardeşin ise gelecektir.

Söyle bakalım anlayabildin mi?

Çocuk düşünür ve o gece babasının anlattıklarını düşüneceğini söyler.

Gece yarısı çocuk uyanır. Çünkü küçük kardeşi altını pisletmiştir ve ağlamaktadır.

Ne yapacağını bilemeyen çocuk anne ve babasının yatak odasına gider.

Annesi yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz.

Hizmetçi kızın odasına gider. Bakar ki babası hizmetçi kızla yatmaktadır.

Dedesi de pencereden gizlice onları izlemektedir.

Hepsi öyle meşguldürler ki çocuğun orada olduğunu farketmezler bile. Çocuk hiçbir şey yapamadan yatağına geri döner.

Ertesi sabah baba çocuğa kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister.

- "Evet" der çocuk, "kapitalizm" işçi sınıfını kötüye kullanıyor... Sendika bunu seyrediyor... Bu arada hükümet uyuyor... Halk ise dikkate alınmıyor... Ve gelecek bokun içinde yatıyor!

İşte politika budur!

Yorum (0) Yorum yaz!

Türklerin Meslek Yorumları


Şubat 12, 2008 · Kategori: Mizahi

- Yahu sen inşaat mühendisiydin di mi?
- Evet??
- Baksana bu bina yıkılır mı?
- Ne bileyim ben, bisürü testi var bu işin öyle karpuza vurur
gibi anlaşılmaz bu işler!
- Ne biçim mühendissin lan sen?
-.......

2
- Bölüm ne?
- Makine mühendisliği
- Kaç tane kız var lan sizde ??
-........

3
- Ne çıkacan mezun olunca?
- Gemi inşaat muhendisi.
- Ha, kaptan felan yani.
- Yok ebe olacaz.

4
- Mesleğin ne evladım?
- Kimya muhendisiyim amca.
- Sabun, şampuan felan...
- Yok amca öyle değil; daha bi zor.

5
- Abi senin bölüm bilgisayardı di mi?
- Evet?
- Ya 6 haneli icq numarası nası aliyoruz? Öğretmişlerdir
size....
- (tabi tabi. okulda ders var ICQ101 diye) Ama, öğretmediler,
bilmiyorum.

6
-Ne mühendisisin?
-Endüstri mühendisi
-Ne endüstrisi?

7
Arkeoloji bölümünde okuyan bir kişi tarafından, bilgisayar
mühendisliğinde okuyan bir kişiye yöneltilmiş soru:
- Abi sen bilgisayar mühendisliğinde okuyordun dimi?
- Evet.
- Size hacker lik yapmayı öğretiyorlar mı, böyle bir ders var
mı?
- Lan, siz de tarihi eser kaçakçılığı diye bir ders var mı?
-?!

8
- Abi nerde okuyodun sen?
- Makine mühendisliği
- 4 yıllık mı?

9
- Ne mühendisisin?
- Bilgisayar
- Bu bilgisayarlar nasıl çalışıyorlar kuzum?
- İçlerinde elektronik devreler var, ikili mantığa göre...
- ??!
- Boşver, sen tak fişi çalışır onlar..

10
- Ne mühendisisin?
- Bilgisayar
- Yav bizim oglana şöyle iyi bişey, oyunlu falan, toplasak kaça
çıkar?

11
- Bilgisayar mühendisliğini kazandığına göre çok zeki
olmalısın.
- Yok ya o kadar değil.
- Salak mısın yani?

12
- Emre aslanım sen makine mühendisiydin de mi?
- Evet mahmut amca.
- Vallahi tebrik ederim seni.. ya bu arada bizim şofben
bozuldu, müsait
olduun bi zaman diyodum.

13
- Yavrum inşaat mühendisi mi olacaksın sen?
- Evet teyzecim.
- Ayy canim benim peki iş miş bulabilecek misin çıkınca, master
yapacak mısın?
master yapmadan da bir anlam yok artık. Mühendis kaynıyor
ortalık.
- ...Saol ya. Bunları hatırlattın ya huzura kavuştum şimdi.
Bozmasaydın ya şu
güzel ortamı, daha iyi olmaz mıydı?

14
- Ne iş yaparsın sen?
- Haberleşme mühendisi
- Yaw bu nokialarda radarın yeri tespit ediliyo mu. Nasıl oluyo
o ?
- Benim bu telefona nerden müzik yüklenir ?
- Sen şimdi telefon felan yapabiliyon mu bana da yap
- Bu uydu kanallar şifresiz felan nasıl izleniyo onun bi aleti
varmış, var mı sende

15
- Senin okuduğun bölüm ne yienim?
- Genetik mühendislii diyorlar teyzecim.
- Vah vah tıp fakültesi tutturamadın mı yavrum, böyle genetik
mühendisi olucan.?
- Kandan cerahatten pek hoşlanmam.

16
- Hmm yazılım mühendisliği nasıl oluyor o?
- Bilgisayar yazılımı üzerine.
- Yazı mı yazyorsun yani bilgisayarda?
- Evet yazı yazıyorum bilgisayarda. (la havle)

17
- Ahmet makina mühendisliği zor muydu?
- Tabi olum. termo, mukavemet, akışkanlar.. bunları geçene
kadar arkamdaki kıllar ağardı.
- Helal olsun valla. ya benim evdeki musluğa bi bakıverse lan,
damlatıyo kaç gündür.. o da akışkan sonuçta. he ne dersin?
- Allah belanı versin derim başka bişey demem.
18
- Sen şimdi ne okuyodun?
- Bilgisayar mühendisliği
- Evladım boşuna okuyosunuz siz, şimdiki çocukların hepsi
bilgisayar kurdu,
bizim oğlan bütün gün internet cafede.
- Tabii amca, anlıyorum..

19
Işçilerin yeni girmiş makine mühendisi hakkındaki yorumları:
- Bak mesela şu yeni giren mühendis var ya..
- hee.
- CNC nin "S" sinden bile anlamıyo..
- CNC de "S" var mı ki lan?
- Neyse işte anlamıyooo..

20
- Ne okuyorsun sen?
- Peyzaj mimarlığı
- Ne yapar o?
- Doğal çevreyi bozmadan insan gereksinimlerini karşılamak için
incelemeler ve planlar yapar. Kentlerdeki parkların,
bahçelerin, tarım alanlarının ve yolların....
- Ha yani bahçıvan olucan!
- !!!!!!!!!!!

Yorum (1) Yorum yaz!

Bahçenin Sonundaki Solmuş Gül


Şubat 8, 2008 ·

Bir zamanlar bir şehirde güzeller güzeli bir kız oturuyormuş. Bu kız öyle güzelmiş ki bir gören bir daha görmeye gelirmiş... Şehirde bu kızı gören gençler aşık oluyorlar ve onu istemeye gidiyorlarmış. Ancak kız hiç kimseleri beğenmiyormuş gelenler ne kadar zengin ne kadar yakışıklı olurlarsa olsunlar kız hepsine bir kulp bulup beğenmiyormuş. Şehrin tüm ileri gelenleri, soyluları dahi bu kızın kalbini kazanamamışlar kız bunlarada olumsuz yanıt vermiş.

Günlerden bir gün şehire bi delikanlı gelir, bu delikanlıda çok yakışıklı ve çok dürüst biri olarak bilinmekteymiş. Birçok kız bu kadar yakışıklı ve soylu bir gençle evlenmenin hayalini kurmaktaymış. Bu delikanlı bu şehirdeki o kızı görür ve o da bu kıza aşık olur ve onu sevdiğini söyler. Ancak kız bu gence de bir kusur bulur ve teklifini kabul etmez.

Aradan yıllar geçer... ve bir gün bu genç birzamanlar aşık olduğu ve karşılık bulamadığı bu kızla tekrar karşılaşır. Ancak bu sefer yanında kocasını ve çocuğunu da görür ve çok büyük bi şaşkınlığa uğrar. Çünkü bir zamanlar bir birinden yakışıklı erkekleri beğenmeyen hepsine bi kusur bulan kız öyle biriyle evlenmiş ki...

Yüzüne bakılmayacak cinsten biriymiş. Bu duruma çok şaşıran genç kadının yanına gitmiş ve. "Beni tanıdın mı diyecek olmuş ama şaşkınlığından pek de birşey söyleyememiş. Kadın onu tanımış. Adam merakını gizleyemeyerek sen bir zamanlar kimseleri beğenmezken nasılda böyle hem bu kadar çirkin hemde fiziksel bozukluğu olan sana denk olmayan bu adamla evlendin diye sormuş.

Kadın bunun cevabını öğrenmek istiyorsan bana şu karşıdaki gül bahçesine girip bana ordaki EN GÜZEL GÜLÜ getir demiş. Adam bunu kabul etmiş. Ancak kadın adama gül bahçesinde birkez geçtiği yerden bir daha geçmemesi gerektiğini söylemiş. Adam gül bahçesine gitmiş, güllere bakmış bu güzel bunu koparıyım derken daha güzelini görmüş ilerlemiş onu koparırken ondan daha güzelini görmüş onu koparmak için ilerlemiş. Bu daha güzel yok bu daha güzel diye diye gül bahçesinin sonuna kadar gül koparamadan gelmiş. Tam geri dönücek olurken kadının birkez geçtiğin yerden bi daha geri dönmeyeceksin sözü aklına gelmiş. Bunun üzerine bahçenin sonunda kalan solmuş yaprakları dökülmüş cansız gülü koparıp gelmek zorunda kalmış.

Gülü kadına getirdiğin de kadın şimdi beni anladın değil mi? Ben de senin gibi hep daha iyisini hep daha güzelini aradım ama sonunda BAHÇENİN SONUNDAKİ SOLMUŞ GÜL gibi bu adamla evlendim.

Yorum (0) Yorum yaz!

Bob Marley...


Şubat 8, 2008 · Kategori: Ne Yapiyorum

Bob Marley, Robert Nesta Marley, (d. 6 Şubat 1945, Jamaika; ö. 11 Mayıs 1981, Miami, ABD) reggae sanatçısı.

Asıl adı Robert Nesta Marley olan unutulmaz sanatçı, 6 Şubat 1945 tarihinde Jamaika'da dünyaya gelmiştir. Bob Marley, 130'un üzerinde  plağı, her biri dillere destan olmuş yüzlerce şarkısı bulunan bir  reggae efsanesidir.

                                

5  yaşındayken, annesi Kingston'a taşınmaya karar vermiş ve orada Bob ve  ailesi, yaşamı boyunca Bob'un en iyi arkadaşlarından biri olan Bunny  Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamışlar. Bob ve Bunny, o yıllardan  beri müzik ile uğraşmışlar.

Bob Marley, reggae müziğinin sadece Jamaika sınırlarında kalmamasını sağlayıp, onu bütün dünyaya duyuran en önemli  isimlerden biridir. Büyük bir kesim tarafından bu tür müziğin kralı  olarak ifade edilen Bob Marley, söz yazarı, şarkıcı ve gitaristtir.  Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır. The Wailers, Peter Tosh ve Bunny Livingston'dan  oluşuyordu ki, bu isimlerde daha sonradan Bob Marley gibi solo kariyer  çalışmalarına devam ettiler. İlk hitleri "Simmer Down" olmuştu.

Bob,  The Wailers'dan ayrıldıktan sonra, üç kadın reggae sanatçısının  oluşturduğu The I-Threes adlı gruba müzikal alanda yardım etti.  Topluluğun elemanlarından Juddy Mowatt, tecrübeli sanatçı için şu  ifadeyi kullanmıştı; "Bob Marley’in şarkı sözü ve müzik altyapısı  öylesine gelişmiş ki, kendisi bir müzik ansiklopedisi gibi"

Bu  ünlü Jameikalı söz yazarı, sadece kendisi ile değil bu grubu ile de,  "ada müziğinin" evrensel bir boyut kazanmasını sağladı. Şarkılarında  politik ancak basit bir içerik vardı.

"Catch A Fire"ı 1972 yılında yayımladı. Bu çalışmayı; 1973 çıkışlı "Burnin’", 1975'te kaydedilen "Natty Dread"  ve 1975 tarihli "Live" albümleri izledi. İngiltere, Almanya gibi önemli  Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu.  Bu sayede Avrupa'da özellikle o yıllar için büyük önem taşıyan  konserler verdi.

En popüler şarkılarından biri olan  "Get Up, Stand Up", sosyal karmaşayı konu edinir. "No Woman, No Cry"  gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır.

Birleşmiş  Milletler "Barış Madalyası", 1978'de Afrika insanına yapılan insancıl  yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için, Bob Marley'e verilmiştir.  Ve bu ödülü aldığı sene insancıl yardım amacıyla Jamaika'da konsere  çıkmıştır. Müzisyenliğiyle uluslararası alanda kabul gören Marley,  insani yönüyle de büyük takdir kazanmıştır.

Yaptığı  "I Shot The Sheriff" ve "Get Up, Stand Up" gibi şarkılar ünlü sanatçı  Eric Clapton tarafından yıllar sonra yeniden düzenlenmiştir.

 

1977  yılında futbol oynarken ayak başparmağında açılan bir yaradan dolayı  deri kanseri (melanoma) olduğu ortaya çıktı. Parmağının kesilmesini  sahnede eskisi gibi performans gösteremeyeceğine inandığı için istemedi  . 1981 yılında ağırlaşan Marley, son günlerini yaşamak için Almanya'dan  ülkesi Jamaika'ya uçakla dönerken durumu kritikleşti. Uçağı acil tıbbi  yardım için Miami'ye iniş yaptı. Miami, Florida'daki Cedars of Lebanon Hastanesinde, 11 Mayıs 1981 sabahı 36 yaşında hayatını kaybetti. Son sözleri oğlu Ziggy'ye "Para hayatı satın alamaz" oldu.[1] Ölmeden önceki ay kendisine ülke kültürüne katkılarından dolayı  Jamaika'nın en büyük ödülü MERİT verilmişti ama almaya ömrü yetmedi.  Belki bedeni değil ama unutulmaz eserleri, büyük manevi değer taşıyan  yardım çalışmaları ve dimdik ayakta duran adıyla dünya müziğinin en  önemli efsanelerinden biridir.

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »